Neslin Korunması
Nesil, ırz, nâmus ve âile teşkîli, ilâhî bir nîmet olan hayat hakkının tabiî neticeleridir.
Âdem -aleyhisselâm-’dan beri bütün şerîatlerin peygamberleri, izdivâc kânununun selâmeti için nikâh husûsunda büyük bir ciddiyet göstermişlerdir. Çünkü neslin muhâfazası, nikâh müessesesinin sağlamlığı ile mümkündür. Âile teşkîlâtı içinde terbiye edilmeyen, nikâhın dışında kalan nesiller; hayatı karıştırır, ictimâî refâhı temelinden yıkar, anarşiye sebep olur… Nikâhın saâdetini, fuhşun murdarlığına değişmek kadar ahmaklık ve cehâlet olamaz!..
Asil bir nesil yetiştirmek, insanlığın en ulvî bir duygusu ve saâdetidir. Çocukların terbiyesi husûsunda hadîs-i şerîfte:
“Hiçbir baba çocuğuna güzel ahlâktan daha hayırlı bir mîras bırakmamıştır.” (Tirmizî, Birr, 33) buyrulmaktadır.
Evlâdların yetiştirilmesi husûsunda çekilen mihnet ve meşakkatler, günahların affına vesîle olur.
Allâh’ın ibâdethâne olarak yarattığı bu cihanda, kulluk tezâhürlerini, mânevî haysiyetlerini, insânî şeref ve kıymetlerini kaybeden ülkelerin, cihan haritasından nasıl silindiklerini âleme ibret olmak üzere beyân eden Kur’ân-ı Kerîm, insanlara irşâd ışıkları tutmakta ve ebedî saâdetin yollarını aydınlatmaktadır.
Rabbimiz, ihsân ettiği nîmetleri kendi rızâsı istikâmetinde kullanmamızı nasîb eylesin!..
Âmîn!
